Üyelik Kapat

lütfen yardım edin zor durumdayım

benim hikayem biraz uzun. beni dinlerseniz size çok minnettar kalırım.
öncelikle ben kız arkadaşımla 3,5 senedir çıkıyorum. ama dipdibe olduğumuz söylenemez. kız arkadaşımı istanbulda tanıştığımız liseden beri tanıyorum. ikimiz de istanbulda oturuyoruz. üniversite için ben kktc de tıp fakültesi okurken facebook vasıtasıyla konuştuk sonra bir tatil günü buluşalım diye kararlaştırıp buluştuk. daha sonraki buluşmalarımız daha kolay oldu. bir gün internet üzerinden bana seni seviyorum dedi. ben de ona sevdiğimi söyledim ama bunu yüzyüze tekrar konuşalım dedim. o zamandan beri sevgiliyiz. ben kıbrısta o istanbulda. ikimiz de öğrenciydik. ben her sınav sonrası istanbula gelip ailemi esgeçip kız arkadaşımla görüşür ona birsürü sürprizler hediyeler almaya çalışıp onu mutlu etmek için çabalardım. genelde o böyle sürpriz gibi şeyler yapmazdı. para durumu sıkıntılı olduğunu söylerdi ama değmeyecek şeylere güneş gözlüğüne vesaire yüksek paralar verirdi. ben de sorgulamazdım. nasıl olsa beni seviyor sevdiğini söylüyor sarılıyor birşeyler yaşıyoruz derdim. Bazen kıskanırdı beni ve ben onu hiç kıskandırmamaya gönlün
ü almaya çalışırdım kıskandığı kişilerle görüşmez sosyal ağlardan silerdim sevdiğim üzülmesin diye.
bu iki buçuk sene devam etti. annesiyle tanıştım annem annesiyle tanıştı. annesi ile babası ayrı ve annesiyle ve kardeşiyle yaşıyor. babasının terketmesi onu çok yıpratmıştı. babasının başka kadınla ilişkisi çıktığında kız arkadaşım benimle çıkıyordu zor zamanlar geçirdiğin, biliyorum.
benim derslerim dolayısıyla ben depresyona girdiğimde ve kız arkadaşım da bana sıkıntı etmem yüzünden kızdığında ben o kadar çok ağlıyordum ki ona. sonra bu ağlamalar bizim kıskançlık tartışmalarımız yüzünden oldu. o bana kızıyordu ben erkek halimle ağlıyordum. üzülüyordum. her seferinde bana kız gibi ağlama yine erol yeter artık diyordu.
sonra mezun oldu ve mezuniyetinde babasıyla da tanıştım..
mezuniyetten sonra yaz tatiline memleketine gitti geldi ve aslında mezun olduğundan beri değişmesinden çok korkuyordum. ve geldiğinde beni artık önemsememeye başladı. buluşacağımız zamanlara başka işler koyuyor beni erteliyordu. buluştuğumuzda da ben bikini giyecem diye benim sinirime dokunan bi hareketi yapıyordu. ben kıskanıyordum haliyle. giymesin diye kızıyordum. bana o zaman başkasını bul diyordu. ben ondan hiç vazgeçmedim ama o bikini için vazgeçiyordu. başbaşa kalalım sevişelim dediğim anlarda koşa koşa gelirdi ama ben ona ilk ağladığımdan beri artık günah erol yapmayalım diyordu. vicdan azabı çekiyorum diyordu. ama günah ise madem diğer şeylere de dikkat eder insan hüç günaha girmemeye çalışır. ben ona iyi bir gün geçirdiğimde başbaşa kalalım dediğimde sevişiyorduk sinemada vesaire. ama bu gitgide beni istememeye bahane üretmeye döndü. ben tektaş yüzük almıştım ve onu bile alıp kenara koydu. önemsiz gördü. takmadı. benimle ufacık bir tartışma çıkarıp annesiyle denize gitti benimle konuşmadı iki gün. ben o kadar ağladım yıprandım ki.. o da bunu biliyordu ve denize gitti bikini de giydi ve döndüğünde benden çok soğumuş halde konuşuyordu. istersen ayrıl bırak ben bikini de giyerim diyordu. zaten başbaşa kalmayı teklif eden sevgilim artık ben yalvarsam da bahane bile sunmadan hayır boşver diyordu.
benden ayrılacak gibi bir hali vardı ve ben ağladım saatlerce intihar etmeye kalktım ve o da bunu görünce ağladı. intihar etme dedi tamam seni seviyorum dedi. ayrılmadık. ama sonraki günlerde hiç sevişmedik. yalnızca o istediği zaman seviştik. ben başbaşa kalalımmı dediğimde hep reddedildim.
ben onun için kktc den kütahyaya yatay geçiş yaptım. iyi günlerimizde tabiki gelirim diyen ve yaz tatillerinde anneme yalan söylerim seninle bursaya gidelim sevişiriz diyen kız artık kütahyaya gelemem erol günübirlik de olsa gelemem. annem de istemez gelemem demeye başladı.
benim için annesini karşısına alan kız şimdi annesinin mi dolduruşuna geldi bilmiyorum anneme söylemeden hiçbir yere gelmem senle diyordu. önceden akşama kadar geceye kadar olan buluşmalarımız şimdi öğle saatinde eve gidelim diye başlayan ısrarlarıyla sürüyordu. benim kızdığım bir hareketi yapınca eleştirdiğimde ben böyleyim demekki o zaman başkasını bul diyordu. bunları söylerken de iyi günlerinde yine de tamamen kötü davranmıyor ve mesajlarında seni seviyorum yazıyordu. ben günübirlik kütahyadan geliyordum sırf onun için elimden gelen tüm fedakarlığı yapmaya çalışıyordum. iki haftada bir yanına gelmeye çalışıyordum. ama o benimle buluşmuyordu buluştuğunda kısa kesiyordu. 15 tatilde de işe girdiğinde benimle buluşmuyordu kısa kesiyordu. ben bir yere giderken ondan izin alıyordum kıskanmasın diye ama o iş çıkışı akşam arkadaşlarıyla yemeğe giderken senden mi izin alıcam diyordu. ben izin almayınca kızıyordu. o izin almıyordu.
en sonunda ben bir gün hiç mesaj yazmadım konuşmadım aramalarını açmadım. akşamleyin beni dikkate alması için uyarı niteliğinde benim seni sevdiğim gibi sen de bana gel benim kadar fedakarlık yapmanı isterim benim seni dinlediğim kadar beni dinlemeni isterim gibi uzunca bir mesaj yazdım. sabahleyin gördüğümde beni mesajla bıraktı ve aradığımda benimle görüşmek istemediğini söyledi. annesi de kızımın peşini bırak her hafta bağrışmalı ağlamalı tartışma istemiyorum dedi. akşam görüşelim yüzyüze konuşalım dedim. istemedi. ben de beni bırakıyor musun diye sordum ve evet bırakıyorum dedi. telefonu kapattık. yarım saat sonra istersen akşam konuşalım diye mesaj yazdı. ben de tekrar bırakacaksan konuşmayalım yazdım. o da sen bilirsin yazdı. ben de dayanamadım ağlıyordum zaten ve konuşalım yazdım. akşam buluştuğumuzda da ağladım ben sevdiğim birinin beni de sevmesini istiyorum dedim sürekli ağlıyordum. o da kız gibi ağlama diyip duruyordu. dayanamadı sanırım ve o da ağlamaya başladı. gel buraya deyip bana sarıldı. barıştık ve bana kızdığı için sigara içtiğini gördüm. daha önce hiç içmezdi. ama sanki daha önce kullanmış gibi bir tutuşu vardı. daha önce sadece bir kez içtiğini söyledi. bir daha içme söz ver dedim ve paketini aldım. söz verdi. kütahyaya gittim ve sırf onun için sonraki hafta tekrar onun için yollara düştüm ve görmek için. ama tekrar değersizleştim. ısrar ede ede kıza kıza sinemaya gittik sevişti ama isteksizdi. ama başka zaman tekrar sevişelim diye söyledi.
bakarız dedim ilk defa. daha önce olsaydı hemen tamam diyip gün ayarlayalım yer bulalım derdim o da planlı olmasını sevmiyorum istemiyorum geriliyorum deyip sustururdu beni. sosyal medyada resimler paylaşıp arkadaşlarıyla gülüp benim için telefonda birşeyler yazmaya zamanı olmadığını söylemeye başladı. işyerinden uyarı aldğığını söyledi ama watsapı açıp bakıyordu facebooku açıp resim paylaşıyordu. beni neden aramıyorsun diye eskisi gibi tekrar ağlamaya başladım. aramıcam dedi aldığın elbiseleri giymiycem. aldığın elbiseler tarzım değil ve hem de o elbiseleri senin cinsel isteğin için bana ulaşmak için aldın sana seksi geliyor diye aldın açık aldın giymiyorum dedi. kocakarı elbisesi aldın ve ben o tarz sevmiyorum aldığın hiçbirşeyi giymem dedi. halbuki yelek hırka ve straplez tulum almıştım. tektaş aldığın yüzüğünü de takmıcam dedi. eğer takmamı istiyorsan da gelir beni istersin dedi. iyi günlerde takıyordu ama bir tartışmada hiç takmadığı yüzüğü de takmıyacağını söyledi elbiseleri giymeyeceğini söyledi. bana tekrar bağırmaya başladı bıktım senden dedi. annesi tekrar aldı telefonu ve kızım şimdi sinirli aslında seni seviyor dedi ama kızı arkadan bağırıyor ve beni istemediğini haykırıyordu. daha sonra benimle görüşmek istemediğini söyledi telefonda ve ben de peki tamam dedim. artık ağlayıp onun karşısında ezik düşmeye niyetim yoktu. ağladığım için benden soğumuştu. kapattı telefonu. mesajlarda benimle olmayacağını anlaşamayacağını yazdı. hoşçakal yazdı. ve konuşmayı uzattı ve ardından eski resimlerimize bakma güzel günlerimizi hatırlama onlar bana da acı veriyor yazzdı. ben bu işi yürütebiliriz yazdım.aradım bu işi yürütebiliriz ben seni seviyorum hemen bu ilişki bitsin istemiyorum deneyelim dedim ağlamayarak. o da peki dedi ama benden onu hep alttan almamı ne derse o olmasını üstüne gitmemem gerektiğini hoş olmayan bir durumda susmamı içime atmamı istedi. ilişki devam etti. halen hediyelerim kocakarı hediyesiymiş. yüzüğü takmamasının sebebi evlilik teklifi almamasıymış. şimdi de yine en ufak bir tartışmada başkasını bul diyor. ben onu çok seviyorum ama artık ağlamıyorum psikiyatrik ilaç kullanıyorum. ama ona bağırdığı için psikiyatriste git dediğimde barışırken gidicem dedi ama şimdi gitmeyeceğini söyledi. ben senin gibi deli değilim dedi. eskiden ilaç kullanıyordum ağladığım için onu kastetti. şimdi tekrar ilaç kullandığımı bilmiyor. halen bağırıyor beğenmiyorsan başkasını bul diyor. seninle konuşmayacağım diyor. ama ben sustum o da günaydın konuşmadığım insan yazdı ve hakaretler edip sonra özür dilerim yazdı. bilerek geç cevap yazdım, akşam konuşuruz yazdım. peki yazdı ve işine baktı. akşamleyin de o özür dileyen insan bana tekrar bağırdığında bağırma dedim ve bağırdığında hiçkimse seni merak etmez dedim telefonu kapattım. artık konuşmaz benimle diye düşünürken özlediği için aradı. konuştuk. ama psikiyatriste git dediğimde yine beni dinlemez. ben bağırma dediğimde yine başkasına git der. yüzüğü takmaz evlilik teklifi et der. ederim dediğimde et o zaman görürsün der halen. sen de tak o zaman der. Ama halen facebook şifreni neden değiştirdin başkalarıyla mı konuşuyorsun diye kıskanır kızar küser. acaba ne yapmalıyım her gün düşünüyorum. acaba beni hiç sevmedi mi? yoksa sevdi mi? benim için neden kütahyaya gelmiyor. benim için neden en ufak bir fedakarlık yapmıyor. bence insanları bağlayan sadece bir söz yüzüğü olmamalı. sözlenmek istiyor ama eğer ısrar ettiği gibi yüzük taksak ve sözlensek yüzüğü atar diye korkuyorum. lütfen yardım edin… bir yol gösterin.. sizden bir yardıma çok ihtiyacım var…

Bu Soru Hakkındaki Görüşler